Her zaman yeniyi sevdik. Yeni evimiz olsun, yeni giysiler... Yeni yıl geliyor diye mutlu oluyoruz. Devirdiğimiz yaşlarla yitirdiğimiz zamanlar " nerede o eski " diye başlayan cümleler kurduruyor bize. Dile pelesenk oluyor bu anmalar....
Yenilemek güzel elbette..
Ama en güzeli hayatta, iyiyi, iyi zamanları YİNELEMEK !...
Yeni yılınız kutlu olsun, yine olsun..
Sevgiler..
31 Aralık 2007 Pazartesi
14 Kasım 2007 Çarşamba
Hayat üzerine düşünmek bitmiyor, hayat bitmedikçe... Tabii herkes düşünmüyor böylesi.. Geldiği gibi alan, geldiği gibi yaşayanlar da var deniyor. Vardır herhalde; ne mutlu onlara !..
Biraz önce bir şarkı mırıldandım kendi kendime; "Hayat, kadere inat seni sil baştan yaşayacağım" diye.. Sonra da off ne arabesk yaklaştım olaya deyip güldüm. Ve beyin hızla ardı sıra sıraladı düşünceleri.. En iyisi yazmak dedim, yokda durmuyor meret, yakalayamıyorsun :)
Hayat denilen şey arabesk birşey zaten. En entellektüel, en aydın, en meczup ve en en en başka birşey olana da. Arabeskin ortasındayız, arabeske gömülüyüz inkar etsek bile. Ve bunu görmüyoruz. Görmedikçe kabullenmek mümkün değil. Kabullenmedikçe gülümsemek mümkün değil gönlünce. Bu olmayınca da yine döne bakalım arabesk...
Geldiği gibi alabilenler... İşte onlar modernizmin temsilcileri!!! Varlar mı? Bilmem.
Var olmalarını dilerim, öğretebilsinler diye. Zinciri kırsınlar diye değil, başka bir zincir oluşturabilsinler diye..
Keşke ..... :)
Biraz önce bir şarkı mırıldandım kendi kendime; "Hayat, kadere inat seni sil baştan yaşayacağım" diye.. Sonra da off ne arabesk yaklaştım olaya deyip güldüm. Ve beyin hızla ardı sıra sıraladı düşünceleri.. En iyisi yazmak dedim, yokda durmuyor meret, yakalayamıyorsun :)
Hayat denilen şey arabesk birşey zaten. En entellektüel, en aydın, en meczup ve en en en başka birşey olana da. Arabeskin ortasındayız, arabeske gömülüyüz inkar etsek bile. Ve bunu görmüyoruz. Görmedikçe kabullenmek mümkün değil. Kabullenmedikçe gülümsemek mümkün değil gönlünce. Bu olmayınca da yine döne bakalım arabesk...
Geldiği gibi alabilenler... İşte onlar modernizmin temsilcileri!!! Varlar mı? Bilmem.
Var olmalarını dilerim, öğretebilsinler diye. Zinciri kırsınlar diye değil, başka bir zincir oluşturabilsinler diye..
Keşke ..... :)
13 Eylül 2007 Perşembe
güne aydın başlamak :)
Bu sabah uyandığımda temiz, ter temiz bir koku duydum. Yıllar önce, üniversite zamanlarında olmuştu bir kez. Öyle fresh, öylesine iyi hissettiren bir koku ki, tarifte zorlanıyorum. Güzel, çok güzel şeyler başlayacak hayatımda.... Başlayanlar güzelleşecek, gelişecek.
Kokusunu alıyorum :)
Kokusunu alıyorum :)
24 Ağustos 2007 Cuma
Sana ihtiyacım var çünkü............
Yaşamak için havaya ve suya muhtacım, ama düşüncelerimde, yüreğimde büyük yer işgal etmiyorlar. En fazla " Uyumak istiyorummm" cümlesini sarfederiz gündelik yaşamda. Uykuya muhtacız ama yerini dolduran güzel bir şey olduğunda uykusuz kalmayı göze alırız. Muhtaçlıkla ihtiyaç duymak farklı şeylerdir.... Galiba bu farkı en güzel anlatan örnek de aşağıdaki ;
* Seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var. ( Buradaki ihtiyaç muhtaçlık işte !!)
* Sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum.
Ne kadar uzaklar birbirine düşününce....
Evet, muhtaç olmak ürkütücü, hatta bazen üzücü bile. Sevmediğine, istemediğine de muhtaç olabilirsin. Ama ihtiyaç duymak gerekli ve sıcak, dokunan bir yanı var.
Allah kimseye muhtaç etmesin !....
* Seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var. ( Buradaki ihtiyaç muhtaçlık işte !!)
* Sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum.
Ne kadar uzaklar birbirine düşününce....
Evet, muhtaç olmak ürkütücü, hatta bazen üzücü bile. Sevmediğine, istemediğine de muhtaç olabilirsin. Ama ihtiyaç duymak gerekli ve sıcak, dokunan bir yanı var.
Allah kimseye muhtaç etmesin !....
16 Ağustos 2007 Perşembe
sözün bittiği yer
Evet bazen biter... Oysa içinde daha çok söylenesi, bağırılası çok şey vardır ama... Ama lügatlar tanımlamamıştır, sen henüz karşılığını bulamamışsındır. Bu yüzden susarsın, susarsın ama yutkunamazsın, çünkü çıkmak için sabırsızlanırlar içinden, kalbe baskı yaparlar, ciğerlerini sıkıştırırlar. Miden bütün enzimleri aynı anda salgılar; ülser değilsen de o an olursun.
Halini görenler "neyin var" der, diyemezsin; kendine bile söyleyemediğini....
Ah bu haller işte ! Ardından ne gelecek diye merak edip durduğum. Beni ben yapan haller mi yoksa beni benden uzaklaştırıyorlar mı bilemem, bilmiyorum.
Bildiğim; bunu sevmiyorum.
Duygularını, düşüncelerini kelimelere döküp te, düzgün kullanabildiğini düşünen biri için sözün bittiği bir yer olmamalı....
Olmamalı....
Halini görenler "neyin var" der, diyemezsin; kendine bile söyleyemediğini....
Ah bu haller işte ! Ardından ne gelecek diye merak edip durduğum. Beni ben yapan haller mi yoksa beni benden uzaklaştırıyorlar mı bilemem, bilmiyorum.
Bildiğim; bunu sevmiyorum.
Duygularını, düşüncelerini kelimelere döküp te, düzgün kullanabildiğini düşünen biri için sözün bittiği bir yer olmamalı....
Olmamalı....
1 Ağustos 2007 Çarşamba
ARTIK MUTLUYUM !
yıllar önce bir şiir yazmıştım " Matematiksel aşkın ifadesi " diye...
söylemek istediklerim, söylediklerinle noktalı,
görmek istediklerim, gördüklerinle bölümlü,
duymak istediklerimin ardından virgül geliyor, noktaya kadar boşluk var.
bilmek istediklerim, bilemediklerime yenik,
ben istemediklerimle bütünüm........
Şimdi böyle düşünmüyorum. Aslında hayatımın çok çeşitli dönemleri için geçerli olan bu cümleler ilk defa ve sonsuza kadar hükmünü yitirmiş durumda.
Şu anda hep istediğim, beklediğim, özlediğimle bütünüm. Ve mutluluğu böyle tarif ediyorum.
ŞÜKÜRLER OLSUN :)
söylemek istediklerim, söylediklerinle noktalı,
görmek istediklerim, gördüklerinle bölümlü,
duymak istediklerimin ardından virgül geliyor, noktaya kadar boşluk var.
bilmek istediklerim, bilemediklerime yenik,
ben istemediklerimle bütünüm........
Şimdi böyle düşünmüyorum. Aslında hayatımın çok çeşitli dönemleri için geçerli olan bu cümleler ilk defa ve sonsuza kadar hükmünü yitirmiş durumda.
Şu anda hep istediğim, beklediğim, özlediğimle bütünüm. Ve mutluluğu böyle tarif ediyorum.
ŞÜKÜRLER OLSUN :)
27 Temmuz 2007 Cuma
Geçen sabah arkadaşım Can Dündar'ın bir yazısını göndermiş bana. Bana ve bir üsrü kişiye. Birden o güne değin alışkanlık halindeki davranışımı değiştirip (yani okuduktan sonra silmeyi, ya da kayda değer bulduysam başkalarına da iletmeyi), tümünü yanıtla butonuna basıp aşağıdakileri yazdım.
Çünkü artık yanlışı düzeltmek lazım.
"Hepimiz, herkes, Can Dündar da dahil aynı yanılgının ve bu yanılgının uzantısı ifadelerin içinde kayboluyoruz. Yanlış da olsa bir gaza geliyoruz diyeceğim ama onu da başarıp oy çokluğu sağlayamıyoruz.
Arkadaşlar,
Din unsurunu tehlikeymiş gibi öne çıkarıp, bizlerin bunun üzerine sürekli konuşmasını sağlayıp, düşünmeyen ve daha iyi bilen birilerinin yönlendirmesiyle sandığa giden zavallı cahil ( burada aşağılama yok ama yazık demiyor da değilim, ben üstünüm taslaması değil bu. Her birimiz cahilliklerimizi kabul edecek kadar AKILLI olmalıyız.) halkın manevi damarını kabartıyorlar. Cahil ama HASSAS bir toplum bizimkisi ve ne yapıyor? Kendini aydın zanneden, sadece bir açıdan bakmaya alışmış, geniş açı göremeyen ve görülmesini engelleyen güya “ SOL” görüşlü beyinlere TEPKİ gösterip, KENDİ DİLİNDEN KONUŞAN, BENİ BU TARAFTAN KAZIKLIYOR AMA OLSUN ŞU İŞİMİ DE GÖRÜYOR dediği AKP ye oy veriyor.
Yanlış yazıları forward lıyoruz birbirimize, belki de artık daha detay düşünmeli ve biz yazmalıyız.
Can Dündar’ı severim; aşk, bağlılık, ilişkiler üzerine çok güzel şeyler yazar. Ama her konuyu ayrı ve iyi tahlil etmek gerek, artık şart !
Doğru temel, doğru amaç, ama yanlış yöntem, yanlış ifadeler…. İşte % 47 NİN GERÇEK NEDENİ !!!!
Burada kesin ve keskin bir başarı var.... Altını incelemek lazım, nasıl oluyor diye, nasıl?
Sevgiler
Çünkü artık yanlışı düzeltmek lazım.
"Hepimiz, herkes, Can Dündar da dahil aynı yanılgının ve bu yanılgının uzantısı ifadelerin içinde kayboluyoruz. Yanlış da olsa bir gaza geliyoruz diyeceğim ama onu da başarıp oy çokluğu sağlayamıyoruz.
Arkadaşlar,
Din unsurunu tehlikeymiş gibi öne çıkarıp, bizlerin bunun üzerine sürekli konuşmasını sağlayıp, düşünmeyen ve daha iyi bilen birilerinin yönlendirmesiyle sandığa giden zavallı cahil ( burada aşağılama yok ama yazık demiyor da değilim, ben üstünüm taslaması değil bu. Her birimiz cahilliklerimizi kabul edecek kadar AKILLI olmalıyız.) halkın manevi damarını kabartıyorlar. Cahil ama HASSAS bir toplum bizimkisi ve ne yapıyor? Kendini aydın zanneden, sadece bir açıdan bakmaya alışmış, geniş açı göremeyen ve görülmesini engelleyen güya “ SOL” görüşlü beyinlere TEPKİ gösterip, KENDİ DİLİNDEN KONUŞAN, BENİ BU TARAFTAN KAZIKLIYOR AMA OLSUN ŞU İŞİMİ DE GÖRÜYOR dediği AKP ye oy veriyor.
Yanlış yazıları forward lıyoruz birbirimize, belki de artık daha detay düşünmeli ve biz yazmalıyız.
Can Dündar’ı severim; aşk, bağlılık, ilişkiler üzerine çok güzel şeyler yazar. Ama her konuyu ayrı ve iyi tahlil etmek gerek, artık şart !
Doğru temel, doğru amaç, ama yanlış yöntem, yanlış ifadeler…. İşte % 47 NİN GERÇEK NEDENİ !!!!
Burada kesin ve keskin bir başarı var.... Altını incelemek lazım, nasıl oluyor diye, nasıl?
Sevgiler
17 Temmuz 2007 Salı
Son zamanlarda daha çok gülüyorum. Ne tuhaf ? Akıllı geçinirim ama hayatımın uzun bir dönemi birçok traji komik durumu farketmeden geçmiş. Satış ve pazarlama işi yaptığında ve bu sebeple de tanıdığın sektör, insan sayısı çok olduğundan böylesi çok hikayecikler yaşanıyor aslında. Acaba bu son zamanlarda nın sebebi, gülmeyişimin utanmak ve utandırmak istememek mi, kimbilir? Hepsinin altında al gülüm ver gülüm mantığı. Kazanayım da "salak" desinler boşver. Profesyonellik budur zırvaları............
İşte bu ve bunun gibi şeylere kızardım eskiden. Şimdi konuların detaylarındaki farklara göre kahkaha ritmimi belirliyorum. Hedef kitlemiz AB sosyo ekoomik sınıf diyen basmacı mı istersin...
Sadece bir bölgeye dağıtım yapan ama en büyük ulusal kanalda en fazla izlenen ve en PAHALI dizide reklam yapan adamı mı istersin. 70 küsür milyonu yansıttığı söylenen seçilmiş hanelerde, ölçüm sonuçlarında İNCİ ÇAYIRLI' nın 50. sanat yılı konserinin 22:30 gibi bir saatte 5-11 yaş grubunda daha fazla izlendiği sonucunu mu istersin...... Ohooooo ooooooooo, daha bitmez bu örnekler.
Bir de alışılagelmiş insan davranışları. Kanıksamayı kanıksamışlar bir kere. Herkes herşeyi kabullenmiş. 3-5 sivri akıllı döndürüyor düzeni, tıpkı dünyayı döndürenler gibi.
Bu bu yakadan, böyle bir kesit zaten. Kanıksamayı kanıksamışlar ordu askerleri, kanıksatmayı beceren akıllılar ise DIRECTOR !!! :) Ve ne acıdır ki sayısal % lerin ağırlığı durumun tam aksi yönünde :(
Başkaldıran dışlanıyor, hırpalanıyor. Başkaldıran susturuluyor, yok ediliyor. Başkaldıranın başı kesiliyor; Gerçekte de, mecazda da.
Adı özelleştirme mi, tekelleşme neyse işte o da aldı başını gitmekte. Kime hangi doğruyu nasıl ve ne kadar anlatmalı? Anlamak isterler mi ? O büyük güruh aptallaştırılmıyor mu hergün biraz daha.
Sağlıklı, adil düşünebilen beyinlerin kıymeti bilinmeli. Zira artık böylesi çok azaldı. Yakında demeyelim sonra " düşünemiyorum, çünkü YOKUM! "
İşte bu ve bunun gibi şeylere kızardım eskiden. Şimdi konuların detaylarındaki farklara göre kahkaha ritmimi belirliyorum. Hedef kitlemiz AB sosyo ekoomik sınıf diyen basmacı mı istersin...
Sadece bir bölgeye dağıtım yapan ama en büyük ulusal kanalda en fazla izlenen ve en PAHALI dizide reklam yapan adamı mı istersin. 70 küsür milyonu yansıttığı söylenen seçilmiş hanelerde, ölçüm sonuçlarında İNCİ ÇAYIRLI' nın 50. sanat yılı konserinin 22:30 gibi bir saatte 5-11 yaş grubunda daha fazla izlendiği sonucunu mu istersin...... Ohooooo ooooooooo, daha bitmez bu örnekler.
Bir de alışılagelmiş insan davranışları. Kanıksamayı kanıksamışlar bir kere. Herkes herşeyi kabullenmiş. 3-5 sivri akıllı döndürüyor düzeni, tıpkı dünyayı döndürenler gibi.
Bu bu yakadan, böyle bir kesit zaten. Kanıksamayı kanıksamışlar ordu askerleri, kanıksatmayı beceren akıllılar ise DIRECTOR !!! :) Ve ne acıdır ki sayısal % lerin ağırlığı durumun tam aksi yönünde :(
Başkaldıran dışlanıyor, hırpalanıyor. Başkaldıran susturuluyor, yok ediliyor. Başkaldıranın başı kesiliyor; Gerçekte de, mecazda da.
Adı özelleştirme mi, tekelleşme neyse işte o da aldı başını gitmekte. Kime hangi doğruyu nasıl ve ne kadar anlatmalı? Anlamak isterler mi ? O büyük güruh aptallaştırılmıyor mu hergün biraz daha.
Sağlıklı, adil düşünebilen beyinlerin kıymeti bilinmeli. Zira artık böylesi çok azaldı. Yakında demeyelim sonra " düşünemiyorum, çünkü YOKUM! "
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)