27 Temmuz 2007 Cuma

Geçen sabah arkadaşım Can Dündar'ın bir yazısını göndermiş bana. Bana ve bir üsrü kişiye. Birden o güne değin alışkanlık halindeki davranışımı değiştirip (yani okuduktan sonra silmeyi, ya da kayda değer bulduysam başkalarına da iletmeyi), tümünü yanıtla butonuna basıp aşağıdakileri yazdım.
Çünkü artık yanlışı düzeltmek lazım.
"Hepimiz, herkes, Can Dündar da dahil aynı yanılgının ve bu yanılgının uzantısı ifadelerin içinde kayboluyoruz. Yanlış da olsa bir gaza geliyoruz diyeceğim ama onu da başarıp oy çokluğu sağlayamıyoruz.
Arkadaşlar,
Din unsurunu tehlikeymiş gibi öne çıkarıp, bizlerin bunun üzerine sürekli konuşmasını sağlayıp, düşünmeyen ve daha iyi bilen birilerinin yönlendirmesiyle sandığa giden zavallı cahil ( burada aşağılama yok ama yazık demiyor da değilim, ben üstünüm taslaması değil bu. Her birimiz cahilliklerimizi kabul edecek kadar AKILLI olmalıyız.) halkın manevi damarını kabartıyorlar. Cahil ama HASSAS bir toplum bizimkisi ve ne yapıyor? Kendini aydın zanneden, sadece bir açıdan bakmaya alışmış, geniş açı göremeyen ve görülmesini engelleyen güya “ SOL” görüşlü beyinlere TEPKİ gösterip, KENDİ DİLİNDEN KONUŞAN, BENİ BU TARAFTAN KAZIKLIYOR AMA OLSUN ŞU İŞİMİ DE GÖRÜYOR dediği AKP ye oy veriyor.
Yanlış yazıları forward lıyoruz birbirimize, belki de artık daha detay düşünmeli ve biz yazmalıyız.
Can Dündar’ı severim; aşk, bağlılık, ilişkiler üzerine çok güzel şeyler yazar. Ama her konuyu ayrı ve iyi tahlil etmek gerek, artık şart !

Doğru temel, doğru amaç, ama yanlış yöntem, yanlış ifadeler…. İşte % 47 NİN GERÇEK NEDENİ !!!!

Burada kesin ve keskin bir başarı var.... Altını incelemek lazım, nasıl oluyor diye, nasıl?

Sevgiler

Hiç yorum yok: