24 Ağustos 2007 Cuma

Sana ihtiyacım var çünkü............

Yaşamak için havaya ve suya muhtacım, ama düşüncelerimde, yüreğimde büyük yer işgal etmiyorlar. En fazla " Uyumak istiyorummm" cümlesini sarfederiz gündelik yaşamda. Uykuya muhtacız ama yerini dolduran güzel bir şey olduğunda uykusuz kalmayı göze alırız. Muhtaçlıkla ihtiyaç duymak farklı şeylerdir.... Galiba bu farkı en güzel anlatan örnek de aşağıdaki ;

* Seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var. ( Buradaki ihtiyaç muhtaçlık işte !!)

* Sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum.


Ne kadar uzaklar birbirine düşününce....

Evet, muhtaç olmak ürkütücü, hatta bazen üzücü bile. Sevmediğine, istemediğine de muhtaç olabilirsin. Ama ihtiyaç duymak gerekli ve sıcak, dokunan bir yanı var.

Allah kimseye muhtaç etmesin !....

16 Ağustos 2007 Perşembe

sözün bittiği yer

Evet bazen biter... Oysa içinde daha çok söylenesi, bağırılası çok şey vardır ama... Ama lügatlar tanımlamamıştır, sen henüz karşılığını bulamamışsındır. Bu yüzden susarsın, susarsın ama yutkunamazsın, çünkü çıkmak için sabırsızlanırlar içinden, kalbe baskı yaparlar, ciğerlerini sıkıştırırlar. Miden bütün enzimleri aynı anda salgılar; ülser değilsen de o an olursun.

Halini görenler "neyin var" der, diyemezsin; kendine bile söyleyemediğini....

Ah bu haller işte ! Ardından ne gelecek diye merak edip durduğum. Beni ben yapan haller mi yoksa beni benden uzaklaştırıyorlar mı bilemem, bilmiyorum.

Bildiğim; bunu sevmiyorum.
Duygularını, düşüncelerini kelimelere döküp te, düzgün kullanabildiğini düşünen biri için sözün bittiği bir yer olmamalı....

Olmamalı....

1 Ağustos 2007 Çarşamba

ARTIK MUTLUYUM !

yıllar önce bir şiir yazmıştım " Matematiksel aşkın ifadesi " diye...

söylemek istediklerim, söylediklerinle noktalı,
görmek istediklerim, gördüklerinle bölümlü,
duymak istediklerimin ardından virgül geliyor, noktaya kadar boşluk var.
bilmek istediklerim, bilemediklerime yenik,
ben istemediklerimle bütünüm........

Şimdi böyle düşünmüyorum. Aslında hayatımın çok çeşitli dönemleri için geçerli olan bu cümleler ilk defa ve sonsuza kadar hükmünü yitirmiş durumda.

Şu anda hep istediğim, beklediğim, özlediğimle bütünüm. Ve mutluluğu böyle tarif ediyorum.

ŞÜKÜRLER OLSUN :)